Merhaba,
Nihat Doğan'a gülmeyi çok isterdim. O zaman internette vakit geçirirken eğlenmek için bir sürü imkanım olurdu. İnternette eğlenmek için yapabileceğim o kadar az şey var ki. Hayatım giderek daralan bir yola girmiş gibi görünüyor. Gerçekten içinden çıkılmaz bir bayıklıkta giderek aşağılıklaşan bir dünyam var. İşin en kötü tarafı enine boyuna düşündüğümde aslında bunun normal olan olduğunu fark etmem.
Sürekli olarak hiç tanımadığım insanlara sırlarımı anlatıp onlardan her seferinde aynı tavsiyeleri alıyorum. Bunun bir sonu yok. Hiç tanımadığım insanlar da tıpkı tanıdıklarım gibi çünkü. Keşke sadece daha da üçüncü dünya bir ülkede yaşadığı için o ülkelerin insanlarının gizli bilgeler olduğuna inanacak kadar gerizekalı olsaydım. Faslı bir adamın bana söyleyeceği "git dışarı çık ve yeni şeyler dene" gibi gerizekalıca bir tavsiyeye inanabilirdim. Zaten Faslı da olsa Türkiye'de de yaşasa herkes gerizekalı. Bunu bir kere fark ettikten sonra dönüşü olmayan bir yola giriyorsun.
Geçen hafta çok umutluydum. Gerçekten zeki görünen biriyle konuşuyordum. Tavsiye istedim ve yine aynı cevabı aldım: "Kendini değiştir". Millet neden başından savmak için yanıp tutuştukları insanlara söyledikleri bu salak lafların gerçek bir ağırlığı olduğuna inanıyor? Kendini değiştir derken neye değiştireceğini bile söyleyemiyorsan neden bu cümleyi kurarsın?
Spor salonuna giderek ya da yeni bir "sanat" dalına merak salarak çözülmesini çok istediğim ama böyle olmayacak sıkıntılarım var. Buraya yazıyorsam çözümü gerizekalılıkta aradığım içindir. Son.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder